Belirsizlikler Dünyasında Delirmeden Hayatta Kalmak

Hayatımız belirsizliklerle dolu. Her ne kadar hayatlarımızı organize etsek de, rutinler veya geleceğe dair planlar oluştursak da günün sonunda kontrol gücümüz çok az. Her an her şey olabilir. Yarına çıkacağımızın bir garantisi yok. Ailemizin ve sevdiklerimizin başına bir şey gelmeyeceğinin bir garantisi yok. Hayatta hiçbir şeyi öngöremeyiz. Pandemiler, savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler tüm insanlığı etkilerken, tüm insanlığın hayatlarını değiştirirken daha bireysel olaylar da kişisel hayatlarımızı etkileyebiliyor. Örneğin, bir sağlık problemi, işi kaybetme, sevgilinden ayrılma gibi. 

Son zamanlarda dışarıya baktığımda gördüğüm tek şey acı ve hüzün. Dışarıya bakmak derken yakın çevremi birebir gözlemlediğim durumları da, sosyal medyada veya haberlerde dünyaya dair gördüğüm şeyleri de kastediyorum aslında. Ve şunu fark ediyorum: Bu acı ve hüznü yaşayan insanların yerinde bir dakika sonra veya ertesi gün olmayacağımın bir garantisi yok. Bu düşünce içimi ürpertiyor. Anksiyetem tavan yapıyor, kalp atışlarımı hissetmeye başlıyorum ve kafamdan negatif düşünceleri silmeye çalışıyorum. Bu noktada sığındığım ve içimi bir nebze daha rahatlatan şey dini inancım oluyor. Sonra da bazı dini sorgulamalara girişiyorum korkarak. Düşünüyorum da başka insanlar bununla nasıl başa çıkıyor? Mesela bu kadar belirsizliklerle dolu bir dünyada yaşadığınızı fark ediyor musunuz? Özellikle dini inançları olmayanlar bu anksiyeteyle nasıl başa çıkıyor? 

Hayatımda kabaca her şey yolundayken bile rahat ve huzurlu hissedemiyorum çünkü biliyorum ki şu an sahip olduğum bu durum bir anda tersine dönebilir. Bu da beni kronik huzursuz bir birey haline getiriyor. Tüm bunların derinlerinde ölüm yatıyor olabilir. Hepimiz bir gün öleceğiz ve bu gerçek bizi nasıl çıldırtmıyor anlamıyorum. Belki de sırf bu gerçek yüzünden şu ana odaklanmalısın, önemsiz şeyler için anksiyeteye kapılmamalısın, eğlenmeye ve hayatın tadını çıkarmaya bak diyorsunuz bana içinizden. Ama ben ana odaklanamıyorum. Yaptığım her şeyi kaybetmekten korkarak yapıyorum. Örneğin, normal ve her şeyin yolunda gittiği bir gün geçirdim diyelim ve gece yatağa girerken belki de bugün son kez böyle bir gün geçirdim diye içimi bir korku kaplıyor. 

Yazının başında daha felsefik bir yazı yazmayı umuyordum ama giderek bu yazı, terapiste ağlayarak içini döken bir kişinin ağzından çıkanlar halini aldı. Bu düşüncelerimde yalnız mıyım bilmiyorum. Yalnız değilsem ve sizin bununla baş etme konusunda geçerli bir yönteminiz varsa bana da söyleyin lütfen. Benim temelde yaptığım iki şey var. Birincisi yukarda da bahsettiğim dini inaç kısmı. Dua ederek bir şekilde içimi rahatlatmaya çalışıyorum. İkinci şey ise ne yazık ki beynimi uyuşturmak. Bunu da sosyal medyada reels kaydırarak yapıyorum. Belirsizlikler dünyasında delirmeden hayatta kalabilmeniz umuduyla...





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EAT THE RICH - Zenginleri Gerçekten Yiyor Muyuz?

Kıskançlık Bir Tanrı Kompleksi mi?