Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Belirsizlikler Dünyasında Delirmeden Hayatta Kalmak

Resim
Hayatımız belirsizliklerle dolu. Her ne kadar hayatlarımızı organize etsek de, rutinler veya geleceğe dair planlar oluştursak da günün sonunda kontrol gücümüz çok az. Her an her şey olabilir. Yarına çıkacağımızın bir garantisi yok. Ailemizin ve sevdiklerimizin başına bir şey gelmeyeceğinin bir garantisi yok. Hayatta hiçbir şeyi öngöremeyiz. Pandemiler , savaşlar , ekonomik krizler , doğal afetler tüm insanlığı etkilerken, tüm insanlığın hayatlarını değiştirirken daha bireysel olaylar da kişisel hayatlarımızı etkileyebiliyor. Örneğin, bir sağlık problemi, işi kaybetme, sevgilinden ayrılma gibi.  Son zamanlarda dışarıya baktığımda gördüğüm tek şey acı ve hüzün. Dışarıya bakmak derken yakın çevremi birebir gözlemlediğim durumları da, sosyal medyada veya haberlerde dünyaya dair gördüğüm şeyleri de kastediyorum aslında. Ve şunu fark ediyorum: Bu acı ve hüznü yaşayan insanların yerinde bir dakika sonra veya ertesi gün olmayacağımın bir garantisi yok. Bu düşünce içimi ürpertiyor. Anksiye...

Öz Kontrolümüzü Sabote Eden 5 Engel ve Çözüm Yolu

Resim
Geçtiğimiz günlerde Master Shi Heng Yi'nin bir Ted konuşmasını izledim. Bu konuşmada hayat yolculuğumuzda varmak istediğimiz noktaya gitmemizi engelleyen ve öz kontrolümüzü kaybetmemize yol açan 5 engelden bahsediyor. Sonrasında ise bu engellerle nasıl başa çıkılacağını RAIN adı verdiği bir yöntemle açıklıyor. Konu genel hatlarıyla fazla klişe olsa da daha derli toplu bir bakış açısı sunduğu için konuşulmasını değerli buluyorum. Bu sebeple, bu videodan öğrendiklerimi size aktarmayı ve kendi yorumlarımı eklemeyi hedefliyorum.  Öncelikle öz kontrolümüzü sağlamamızın önünde 5 engel bulunmakta. Bunlar:  Duyusal Arzu ( Sensual Desire ) Bu engeller, beş duyumuza hitap eden zevklerdir. Sadece bize iyi hissettirdiği için yaptığımız şeylerdir: Netflix izlemek, bilgisayar oyunu oynamak, aşırı abur cubur yemek gibi. Örneğin, bir toplantıya yetişmeye çalışıyorsunuz ve trafiktesiniz. Yolda giderken bir cafeden gelen kahve ve kurabiye kokusuna karşı koyamadınız ve inip alışveriş yaptınız...

Bir Zamanlar Sıkılırdık… ve Bu Güzel Bir Şeydi

Resim
Akıllı telefonların, tabletlerin, dizüstü bilgisayarların bu kadar yaygın olmadığı günleri hatırlıyor musunuz? Düşünüyorum da özellikle yaz tatillerinde günlerimi nasıl geçiriyordum merak ediyorum. Aslında her gün denize gitsem de arkadaşlarımla sokakta oynasam da yine de çok fazla boş vaktim oluyordu. Televizyonda ise ilgimi çeken, izlenebilecek doğru düzgün bir şey yoktu. Bu kadar boş vakit olunca da tabii doğal olarak bolca sıkılıyordum. Zamanımızı nasıl geçiriyorduk, bu can sıkıntısıyla nasıl baş ediyorduk? Biraz hafızamı zorlamaya başlayınca aslında bazı küçük anıları hatırlamaya başladım. Bu hatırlamalarla birlikte bazı aydınlanmalar da yaşadım. İşte, bu yazımda kişisel ekranların bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde can sıkıntısıyla nasıl baş ettiğimizi, can sıkıntısının aslında o kadar da kötü bir şey olmadığını, günlük hayatlarımızda neden sıkılmaya vakit ayırmamız gerektiğini anlatacağım.  Öncelikle eski dönemlerimizi bir düşünelim. Çok sıkılıyorduk. Peki, sıkılınca ne yap...

Kıskançlık Bir Tanrı Kompleksi mi?

Resim
Kıskanç biri miyim bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Sahiplenme duygum çok yüksek ve bu da beraberinde kıskançlığı getirebilir. İnsan neden kıskanır bilmiyorum. Kendine olan güvensizliğinden mi yoksa karşı tarafa olan güvensizliğinden mi? İkisi de olabilir. Bendekini tetikleyen şey karşı tarafa olan güvensizlik. Eskiden böyle değildim. Aksine başka kişilerin partnerime ilgi göstermesi hoşuma giderdi. Bu tabii hayal dünyamda böyleydi. Çünkü hayal ettiğim partner tamamen güvenilir ve sadık biriydi. Sonsuz güven duygusu söz konusu olduğunda partnerin başkaları tarafından ilgi görmesi kötü bir şey değildi. Burada hayal ettiğim şey sonsuz güven, yani kesinlik.  Hiçbir ilişki kesin değil ama günümüzde. Bu kesinlik sadece köle efendi, sahip olma gibi ilişkilerde gözlemlenir. Düşünün bir köleniz var, her türlü işinizi yapan biri. Çok yetenekli, elinden her iş geliyor, görsel olarak da iyi gözüken biri. İş ortamınızda, sosyal çevrenizde herkes kölenize hayran. Onun gibi köle bulmak zor ...

Online Para Kazanma Masalları ve Benim Gerçeklerim

Resim
UYARI: Bu yazının standart bir akışı olmayacak. Bu yazıyı, düşüncelerimin akışının içimden geldiği şekilde yazıya dökülmüş bir versiyonu olarak görebilirsiniz. Parayla ilgili bir problemim var. Para kazanmak istiyorum ve bunu hem online olarak ve hem de anlamlı bir işten kazanmayı istiyorum. Çeşitli şeyler denedim. Hala da denemeye devam ediyorum. Sosyal medyada ve Youtube'ta önüme sürekli nasıl online para kazanılır, dijital ürünler satmak, eğitim satmak, yapay zekayı kullanarak nasıl para kazanırsınız konulu yüzlerce yerli veya yabancı içerik var. Bir kısmını izledim, arada denk geldikçe de izliyorum. Hepsi aşağı yukarı aynı şeyleri anlatıyor. Peki gerçekten videolarda anlatılanları yapıp ciddi para kazananlarınız oldu mu? Bir bakıyorum kız podcast yayınlıyor, sonra bunun üzerine podcast danışmanlığı veriyor. Başka biri kitap kulübü kurmuş aylık katılım ücreti alıyor. Kimisi ajanda tasarlamış Canva'dan onları Shopier ile satıyor falan. Yani cidden alan var mı? Sosyal medya p...