Kitap Okumak Bir Maraton Değil!
Son yıllarda kafayı çok okumaya takmıştım. Üniversiteden beri tuttuğum bir Excel dosyası vardı. Bu dosya içerisinde bir yıl boyunca her gün okuduğum kitap sayfasını kaydediyordum. Hedefim ise günlük olarak o yılın son iki basamağı kadardı. Örneğin, bu yıl (2025) için günlük 25 sayfa kitap okuma hedefim vardı. Sadece günlük kaç sayfa okuduğumu kaydetmiyor aynı zamanda, yılın o gününe kadar toplamda kaç sayfa okuduğumu, günlük ve aylık olarak ortalama kaç sayfa okuduğumu, kaç kitap okuduğumu, hangi kitapları okuduğumu, bu kitapların yazarlarını ve sayfa sayılarını, kitaba kaç puan verdiğimi gibi detayları da kaydediyordum. Açıkçası yaptığım şey hoşuma gidiyordu, çünkü analitik bir insanım. Bir şeyleri sayısal verilere dökerek takibini yapmak bana keyif veriyordu.
Fakat, şunu fark ettim, ben kitabı sadece okuyorum. Kitap okumayı aşılması gereken bir hedef olarak görüyorum. Ne için kitap okuduğumu tekrar gözden geçirmem gerektiğini fark ettim. Kitap okumak ruhuma iyi gelmeli, bir şeyler öğretmeli, beni düşüncelere sevk etmeli. Okuduklarımı sindirmeliyim ki beslenebileyim. Diğer türlü yaptığım şey sadece çiğnemeden yutmak oluyor ve ne kadar çok tüketsem de beslenemiyorum, bana bir faydası olmuyor.
Bu sebeple de öncelikle çok okuma hedefimden vazgeçip az ve sindirerek okumaya karar verdim. Yeni çıkan veya son 20-30 yılda yazılmış kitaplar yerine klasikleri ya da eski dönem yazılmış kurgu veya kurgu dışı kitapları okumaya karar verdim ve okuduklarımı içselleştirmeyi hedefliyorum. Örneğin, Tolstoy’un Bilgelik Günlüğü kitabına başladım bugün. Birkaç sayfa okudum ve okuduğum kısımdaki ana mesaj tam olarak buydu: Az, kaliteli, okuyana katkısı yüksek kitaplar okumayı savunuyordu. Zaten sonrasında bu yazıyı yazarak bu fikri içselleştirmeyi hedefledim. Bu şekilde sindirerek okumanın, sonrasında okuduğum şeyin üzerine kendi fikirlerimi yazmamın zihinsel sağlığıma katkısının büyük olacağını düşünüyorum.
Hayatımızda minimalist yaşamak nasıl önemliyse, zihinsel olarak da minimalist bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Gereksiz ve çöp olan çoğu şeyi atıp gerçekten iyi ve gerekli olan az şeyi hayatlarımızda tutmalıyız.

Yorumlar
Yorum Gönder