Toplumlar Nasıl Çöker?

Günümüzde toplumların geneline bakacak olursak sizce toplumlar gelişmekte ve daha iyi hale mi gelmektedir? Yoksa, gerilemekte ve giderek daha kötü hale mi gelmektedir? Birçok kişinin bu soruya toplumların gerilediği cevabını vereceği konusunda hem fikir olduğumuzu düşünüyorum. Peki bize toplumların gerilediği, düşüşe geçtiği sinyalini veren olaylar nelerdir? 
  • Savaşların ve anlaşmazlıkları artması (Ukrayna ve Filistin'de yaşananlar, Tayvan ve Çin arasındaki gerilimler)
  • Küresel ısınma ve çevresel felaketlerin artması
  • Göçlerin artması
  • Özel ve kamu borçlarının artması
  • Enflasyonun artması (İnsanların artık barınma ihtiyacını bile karşılamakta zorlanması)
  • Yaşam standartlarının düşmesi
  • İşsizliğin artması (İnsanların gelecekten beklentisi azaldıkça sessiz istifa denen olgunun ortaya çıkması)
  • Pesimistliğin ve geleceğe karşı ümitsiz olmanın artması
  • Stresin, mental ve fiziksel rahatsızlıkların artması
  • Doğum oranlarının düşmesi
  • İnsanların birbirine olan güvenin azalması
Yukardaki maddeler, toplumun düşüşe geçtiğinin sinyalini veren durumlara örnek olarak verilebilir. Peki bu düşüş neden gerçekleşiyor? Bu konuyla ilgili çeşitli teoriler olsa da, bu teorilerden yararlanılmış daha bütüncül bir çerçeve oluşturalım. 

Toplumun merkezinde çok güçlü insanlar bulunmaktadır. Bu kişiler 3 mekanizma ile toplumu yönetirler: Din, Para, İstihbarat. Bu mekanizmalar sayesinde toplumu okul, medya, kültür, ordu, hükümet, şirketler, suç, mafya gibi tüm yönlerden kontrol ederler. En dışta ise halk yer alır. Halk büyük kitlelerdir ve büyük oldukları için asıl serveti yaratan grup bu gruptur. Bu yüzden sistem halktan maksimum verim alınacak şekilde dizayn edilmiştir. Halk ile seçkin grup arasında ise bir ara grup daha vardır. Bu grup, halkla seçkinler arasındaki köprüyü oluşturur. Şirketi toplum olarak metaforlaştırırsak, şirket sahipleri seçkin insanlar, işçiler halk, yöneticiler ise bu ara grubu oluşturur diyebiliriz.


Buraya kadar toplumun yapısını bir çerçeve oturttuğumuzu düşünüyorum. Şimdi bu yapıda toplum yükseliş ve düşüş yaşadığında neler olur onu inceleyelim. Öncelikle yükselişten başlayabiliriz. Toplum yükseliş dönemindeyken merkezdeki seçkinler, yöneticilerin halkı yönetmesine izin verir. Demokrasi, barış ve refah hakimdir. Yöneticiler seçkinlere; halka iyi davranılması ve hak ettiklerinin verilmesi gerektiğini söyler ve seçkinler de buna izin verirler. Çünkü bu şekilde halktan maksimum verim alınacağı vurgulanır. Bu şartlarda seçkinler de yöneticiler de halk da mutludur, ekonomik olarak büyük sıkıntılar yoktur. Fakat zaman ilerledikçe mevcut şartlar iyileştikçe seçkin kesim giderek çoğalır ve genişler. Bu seçkinlerin çocukları az sayıda olan güç pozisyonları için rekabete girerler. Ayrıcalıklardan faydalanmak isterler. Bunun yolu da halkın daha çok servet yaratmasıdır. Bu sebeple, yöneticiler halkı aldatarak halkın daha çok çalışmasını sağlamaya, onları sömürmeye ve halk üzerinden rant arayışına girmeye odaklanırlar. Bu durum, başlarda büyük sorunlar yaratmasa da halk içerisinde giderek biriken ve baskılanan duygular gruplaşmalara ve bu gruplar arasında çatışmalara yol açar. Bu da ya iç savaşı ya da devrimi getirir. Böylelikle toplumun çöküşü gerçekleşmiş olur. 

Bu tamamen doğal bir döngüdür. Dış tehditler bu döngüyü kıramaz sadece olmasını geciktirebilir. Örneğin, uzaylılar dünyaya geldiğinde tüm insanlık bir olup uzaylılara karşı savaşmayacak. Bir grup insan uzaylılarla ittifak kurup diğer kalan tüm insanları yönetmek için uğraşacaktır. Toplumların çöküşü ne yazık ki kaçınılmaz bir döngüdür. 

Bahsettiğimiz gibi toplumların 3 fazı vardır: Yükseliş, düşüş ve çöküş. 

  • Yükseliş fazında, her şey açıktır. Halk yöneticileri eleştirebilir, eleştiriye kötü gözle bakılmaz. Çünkü eleştiriler daha iyi olması içindir. Fakirsen çok çalışıp zengin olabilirsin. İnsanların rızaları esastır. Birlik duygusu hakimdir, insanlar birbirlerine güvenirler.
  • Düşüş fazında ise bürokrasi ve evrak işleri artar. Kurallar çoktur ve süreçler yavaşlar. Her şey kurallara bağlı bir şekilde ilerler. Halkın rızasındansa algılarıyla oynayarak aldatma ve kandırmaca yani manipüle etme vardır. İstikrar ve statüko önemlidir.
  • Çöküş fazında ise otorite hakimdir. Yöneticiler eleştirilemez. Kötü giden şeyler söylenemez. Rıza almak veya kandırmak yoktur. Direkt zorla yaptırtmak vardır. Bu ortamda bir yaşam savaşı hakimdir. Yaşamak için karşı tarafı öldürmek zorundasındır mecaz veya gerçek anlamda. 
FazGenel ÖzelliklerYönetim BiçimiToplum Yapısıİlerleme Hızı
YükselişHer şey açıktır; eleştiri serbesttir; amaç daha iyisini yapmaktır. Fakir, çalışarak zengin olabilir. Rıza ve güven esastır. Birlik duygusu hâkimdir.Katılımcı, şeffaf ve adil yönetimBirbirine güvenen, dayanışmacı toplumHızlı
DüşüşBürokrasi artar, kurallar çoğalır, süreçler yavaşlar. Rızadan çok manipülasyon ve algı yönetimi vardır. İstikrar ve statüko korunmak istenir.Bürokratik ve statükocu yönetimGüveni azalan, çıkar ilişkilerine dayalı toplumYavaş
ÇöküşOtorite hâkimdir. Eleştiri yasaktır. Kötü giden şeyler dile getirilemez. Rıza ya da aldatma yoktur, doğrudan zor kullanılır. Hayatta kalmak önceliklidir.Otoriter veya totaliter yönetimKorku içinde, bölünmüş toplumAni (Şok Etkili)

Zamanlama açısından bakacak olursak; yükseliş dönemi hızlı, düşüş ise yavaştır. Fakat çöküş anidir. İnsanlar düşüşün farkındadır ancak yavaş olduğunu gözlemledikleri için çöküşün çok ileri bir tarihte olacağını zannederler. Ama aniden bir çöküş yaşanır. Çünlü sistem dış şoklara dayanamaz. Çünkü son aşamada otoriter düzen vardır. kötüye giden şeyleri dile getiremezsiniz ve bu sebeple bir çözüm bulunamaz bu da toplumun çöküşünü getirir. 

Bu model aslında bir geleceği tahmin modelidir. Bu modelden yolara çıkarak günümüzde yaşanaanlar üzerinden geleceği tahmin edebiliriz. 5-10 belki 20 yıl içerisinde; özgürlüklerin ve demokrasinin giderek azalacağı, ekonomik krizlerin ve çöküşlerin yaşanacağı, göçlerin artacağı, iç savaşların çıkabileceği ve büyük savaşların yaşanabileceği ihtimalleri bulunmaktadır. Bu tahminler ve model gelecek yaşandıkça güncellenebilir. Örneğin, yarın Trump ve Putin samimi bir şekilde biz artık kardeşiz, barış hakim olacak her şey güzelleşecek derse bu model revize edilmek zorunda kalır. Umarım öyle de olur. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belirsizlikler Dünyasında Delirmeden Hayatta Kalmak

EAT THE RICH - Zenginleri Gerçekten Yiyor Muyuz?

Kıskançlık Bir Tanrı Kompleksi mi?